Bahçeşehir Koleji, yapay zekâ kullanımını öğrencilerin yaş ve gelişim dönemlerine göre farklılaştıran üç aşamalı yeni bir modeli hayata geçirdi. Okul öncesi ve ilkokulda üretken yapay zekâ kullanımını kısıtladıklarını belirten Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, “Öğrencinin yapay zekâya ihtiyaç duymadan düşünebildiği; ihtiyaç duyduğunda da düşünme kabiliyetini artıracak şekilde kullanmayı öğrendiği bir süreci hedefliyoruz” dedi.
Bahçeşehir Koleji, yapay zekâ kullanımını öğrencilerin yaş ve gelişim düzeylerine göre yeniden yapılandıran üç aşamalı yeni modelini tanıttı. “AI’dan önce düşünme”, “AI hakkında düşünme” ve “AI ile birlikte düşünme” prensiplerine dayanan model, okul öncesinden liseye kadar tüm eğitim kademelerini kapsıyor.
Yeni model kapsamında okul öncesi ve ilkokul döneminde öğrencilerin zihinsel gelişimlerini, bağımsız düşünme yetilerini ve problem çözme becerilerini korumak amacıyla sınıflarda üretken yapay zekâ kullanımı sınırlandırılıyor. Ortaokul seviyesinde öğrencilere yapay zekâyı sorgulama ve etik boyutlarıyla değerlendirme yetkinliği kazandırılması amaçlanırken, lise kademesinde ise yapay zekânın öğrencinin zihinsel kapasitesini artıran bir “bilişsel ortak” olarak kullanılması hedefleniyor.
“ÖĞRENMEDEKİ ÜRETKEN ÇABANIN YAPAY ZEKÂ TARAFINDAN DEVRALINMASINI İSTEMİYORUZ”
Bahçeşehir Koleji, yapay zeka kullanımında uygulamaya başladığı yeni modeli basın toplantısıyla tanıttı. Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüs’te gerçekleşen toplantıya Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, BAU Mütevelli Heyet Başkanı Eğitim Danışmanı Doç. Dr. Ergün Akgün, Bahçeşehir Koleji Genel Müdür Yardımcıları katıldı.
Yeni eğitim modelini ve pedagojik altyapısını paylaşan Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, teknolojinin hızla geliştiği günümüzde eğitimin odağında daima insanın ve öğretmenin yer aldığını vurguladı. Doğru teknolojiyi, doğru yaş grubuyla ve doğru yöntemle buluşturmayı temel strateji olarak benimsediklerini belirten Dr. Özlem Koç, erken yaş grubundaki sınırlamanın gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
“Okul öncesi ve ilkokul döneminde öğrencilerimizin okul ortamında üretken yapay zekâyı doğrudan kullanmasını yasaklıyoruz. Çünkü çocukların önce kendi sorularını sormaya, dikkatlerini geliştirmeye, neden-sonuç ilişkisi kurmaya ve bir problemi kendi akıl yürütmeleriyle çözmeye ihtiyaçları var. Bu yaş grubunda zorlanma önemli. Bir problemi ele almak, bu problemle uğraşmak ve problemi çözebilmek için çaba göstermek önemli. Bu çaba eğitimde ‘üretken çaba’, olarak geçiyor. Bu zorlanmayı yaşamaları, öğrenmenin de temelini oluşturuyor.Bu temel güçlendikten sonra ortaokulda öğretmen rehberliğinde eleştirel ve etik yapay zekâ okuryazarlığını, lisede ise yapay zekâyı araştırma ve üretimi destekleyen bir araç olarak kullanmayı öğreteceğiz. Amacımız, öğrencilerimizi yapay zekânın hayatın parçası olduğu bir geleceğe hazırlamak.”
“GELECEĞE HAZIRLIYORUZ AMA KENDİ DÜŞÜNME KAPASİTELERİNİ KORUYARAK”
Uygulamanın çocukları teknolojiden soyutlamak anlamına gelmediğini, aksine onları geleceğin teknoloji dünyasına daha sağlam zihinsel altyapıyla hazırladığını ifade eden Dr. Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu, öğrencilerimizi teknolojinin ve yapay zekâ teknolojilerinin baskın olduğu bir dünyaya hazırlamadığımız anlamına gelmiyor. Çocuklarımızı; akademide, üniversitede, bilimde ve iş dünyasında yapay zekânın yoğun olarak kullanıldığı bir dünyaya hazırlıyoruz. Ancak bunu yaparken çocuklarımızın kendi düşünme becerilerinin gelişmesi ve bu becerilerin yapay zekâ tarafından devralınmaması önemli. Ortaokul ve lise grubunda yapay zekâ okuryazarlığını geliştirdiğimiz, öğrencilerimizi güçlendirdiğimiz ve öğrencinin yapay zekâya ihtiyaç duymadan düşünebildiği; ihtiyaç duyduğunda da yapay zekayı düşünme kabiliyetini artıracak, güçlendirecek ve bu süreci verimli hale getirebilecek şekilde kullanmayı öğrendiği bir süreci hedefliyoruz. Bunun için de bu sınırlamayı koyuyoruz.”
PEDAGOJİK KARAR YETKİSİ ÖĞRETMENDE KALACAK
Yapay zekânın öğretmenlerin ders planlama, materyal geliştirme ve veri değerlendirme süreçlerindeki iş yükünü hafifletmek adına platformu üzerinden entegre edildiğini kaydeden Dr. Özlem Koç, kilit noktanın karar verme mekanizmasında yattığına dikkat çekti:
“Metodbox platformumuzda öğretmenlerimiz için yapay zekâ asistanlarıyla ihtiyaç duydukları verilere ulaşabildikleri, bu verileri değerlendirebildikleri ve alternatifleri yapay zekânın sunduğu bir süreci destekliyoruz. Ancak burada kritik bir ayrım var. Pedagojik olarak değerlendirme, bağlamı yorumlama, öğrenciyi değerlendirme, yani pedagojik karar verme yetkisini öğretmenden yapay zekâya devretmiyoruz. Bu yetki her zaman öğretmende ve öğretmende de kalması gerekiyor. Öğretmenler bilgiyi aktaran kişi olma konumundan elbette çıktılar. Ancak öğrenme sürecini yapay zekâya devreden kişi konumuna da girmeyecekler. Pedagojik karar verme yetkisi ve öğrenciyi değerlendirme yetkisi her zaman öğretmende olmalı.”
VELİLERE DE ELEŞTİREL YAPAY ZEKÂ OKURYAZARLIĞI EĞİTİMİ
Okulda uygulanan modelin ev ortamında da sürdürülebilmesi için ailelerin sürece dahil edildiğini belirten Dr. Koç, velilere yönelik özel yönlendirme ve eğitim rehberleri hazırladıklarını söyledi:
“Burada bir de aile süreci var. Evlerde bu çocukların yapay zekâ kullanması söz konusu. Ebeveynlere, anne babalara yapay zekâ okuryazarlığı ve eleştirel yapay zekâ okuryazarlığı kazandırarak; bu süreçte çocuklarına nasıl sınır koyacakları, hangi alanlarda ve nasıl yönlendirecekleri konusunda bilgi ve yönlendirme sağlayarak velilerimizi destekliyoruz.”
ÖNCE ‘GERÇEK VE YAPAY’ AYRILACAK
Sürecin yalnızca okulla sınırlı kalamayacağını ve ailelerin de dâhil edilmesi gerektiğini belirten BAU Mütevelli Heyet Başkanı Eğitim Danışmanı Doç. Dr. Ergün Akgün, yapay zekânın evde eğitim amaçlı kullanımı için velilere özel bir platform oluşturduklarını ifade etti. Çocuklara teknolojiyi yasaklamadıklarını, aksine doğru kullanımı teşvik ettiklerini vurgulayan Doç. Dr. Akgün, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu konu sadece okulun aksiyon almasıyla tamamlanacak bir süreç değil. Kesinlikle velilerimizin de bu konuda okulla hareket etmesi gerekiyor. Örneğin okul öncesi dönemde bir çocuğun yapay zekâ kullanımını engelleyeceğiz ancak yapay zekâyı anlatacağız. Yapay olanla gerçeğin ne olduğunu anlatarak başlayacağız. Yapay ve gerçek ayrımını anlatmaya başladığımızda aslında ileride kullanacağı yapay zekânın da temellerini atmış olacağız. Biz bilgisayar kullanımını ve eğitim teknolojilerinin kullanımını yasaklamıyoruz. Kesinlikle teşvik ediyoruz. Ancak doğru amaçlarla ve doğru araçlarla kullanılmasını önemsiyoruz.













