Bilgi Üniversitesi’nde Koruyucu Aile Günü Etkinliği
Bilgi Üniversitesi’nde Koruyucu Aile Günü Etkinliği

Koruyucu ailelik, çocuklar için güvenli ilişki ve toplumsal iyileşmenin temeli olarak ele alındı
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, 30 Haziran Koruyucu Aile Günü kapsamında “Koruyucu Anne, Koruyucu Baba ve Koruyucu Ailede Büyüyen Gençlerin Gözünden Koruyucu Aileliğin Onarıcı Gücü” başlıklı bir etkinlik gerçekleştirdi. Akademisyenleri, koruyucu aileleri, koruyucu aile yanında büyüyen gençleri ve koruyucu aile adaylarını bir araya getiren etkinlikte, travma bilgili çocuk koruma yaklaşımı doğrultusunda koruyucu aileliğin çocukların iyilik hali, gelişimi ve toplumsal iyileşmedeki önemi ele alındı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, 30 Haziran Koruyucu Aile Günü kapsamında düzenlediği “Koruyucu Anne, Koruyucu Baba ve Koruyucu Ailede Büyüyen Gençlerin Gözünden Koruyucu Aileliğin Onarıcı Gücü” başlıklı etkinlikte akademisyenleri, koruyucu aileleri, koruyucu aile yanında büyüyen gençleri ve koruyucu aile adaylarını bir araya getirdi. Etkinlikte, travma bilgili çocuk koruma yaklaşımı çerçevesinde koruyucu aileliğin çocukların sağlıklı gelişimi, iyilik hali ve toplumsal iyileşmedeki rolü farklı yönleriyle değerlendirildi.
Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen BİLGİ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, açılış konuşmasında koruyucu aileliğin yalnızca bir bakım modeli değil, aynı zamanda çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen güçlü bir önleyici sağlık modeli olduğunu vurguladı. Türkiye’de binlerce çocuğun koruyucu aile yanında büyümesine karşın çok sayıda çocuğun hâlâ kurum bakımında yaşadığına dikkat çeken Prof. Dr. Şimşek, “Her çocuk güvenli ve destekleyici bir aile ortamında büyüme hakkına sahiptir.” diyerek koruyucu ailelik konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine işaret etti.
Etkinliğin konuşmacılarından Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Işık Karakaya, travma yaşamış çocukların gelişiminde güvenli bağlanmanın belirleyici rolüne dikkat çekti. Kurum bakımının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Karakaya, “Koruyucu aile olmak yalnızca bir çocuğa ev açmak değildir; çocuğun geleceğine açılan bir kapı olmaktır.” ifadelerini kullandı.
Koruyucu aileler deneyimlerini paylaştı
Etkinlikte söz alan koruyucu aileler, yaşadıkları dönüşümü katılımcılarla paylaştı. Koruyucu baba Şenol Tuzcu, başlangıçta yaşadığı kaygıları aktararak zamanla koruyucu aile olmanın yalnızca çocuğun değil, kendi yaşamını da dönüştürdüğünü ifade etti. Tuzcu, “Başta çok korkuyordum. Sonra bir gün ‘evlatlık’ yerine ‘kızım’ dediğimi fark ettim. O gün aslında birbirimize bağlandığımızı anladım.” dedi.
Koruyucu anne Gaye Dülger ise koruyucu aileliğin ebeveynliğe bakışını değiştirdiğini belirterek, “Koruyucu aile, eli daima yüreğinde olan ailedir.” sözleriyle çocukların sevgi kadar güvene de ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
‘Koruyucu ailelik yeniden güvenmeyi öğrenmektir’
Koruyucu aile yanında büyüyen İngilizce öğretmeni ve tiyatrocu Şeyma Danışman, yaşam öyküsünü paylaşarak koruyucu aile sisteminin hayatında yarattığı dönüşümü anlattı. Danışman, “Koruyucu ailelik benim için yeniden güvenmeyi öğrenmek, yeniden hayal kurmak ve ‘Ben artık yalnız değilim.’ diyebilmektir. Koruyucu aileler yalnızca çocukların hayatını değil, kendi hayatlarını da değiştiriyor. Her şeyi biliyor olmanız gerekmiyor, kusursuz olmanız da gerekmiyor. Korkularınızın değil, kalbinizin sesini dinleyin.” sözleriyle koruyucu aile olmayı düşünenlere çağrıda bulundu.



