“Oyunculuk benim için sadece bir heyecan değil, büyük bir tutku”
“Mezarlık” ve “Gönül Dağı” gibi geniş izleyici kitlelerine ulaşan yapımlardaki performansıyla dikkat çeken genç oyuncu Elif Sevinç, oyunculuk serüvenini, kariyerinde önemli bir yere sahip olan “Peri: Ağzı Olmayan Kız” ve “Cam Sehpa” projelerini, “Mezarlık” dizisindeki deneyimini ve farklı karakterler arasında kurduğu dünyayı MAG Okurları için anlattı.
Oyunculuğa henüz sekiz yaşında başlayan Elif Sevinç’in sanat yolculuğunun ilk durağı, Şehir Tiyatroları Çocuk Eğitim Birimi oldu. Küçük yaşta aldığı tiyatro eğitiminin kendisini keşfetmesinde önemli bir rol oynadığını belirten Sevinç, oyunculuğun kendisi için yalnızca bir meslek olmadığını vurguladı.
Sevinç, oyunculukla kurduğu bağı şu sözlerle anlattı:
“Oyunculuk benim için ‘farkında olmak’; bedeninin kapasitesini, insanları ve dünyayı keşfe çıkabilmek. Geçmişte de bu benim için çok heyecan vericiydi, şimdi ise sadece bir heyecan değil, büyük bir tutku.”
“Peri Bana Gözlerimizle Birçok Şeyi Anlatabileceğimizi Öğretti”
Genç oyuncunun kariyerindeki dikkat çekici dönemeçlerden biri, Cem Özduru’nun çizgi romanından esinlenen ve Can Evrenol’un yönetmenliğini üstlendiği “Peri: Ağzı Olmayan Kız” filmi oldu.
Konuşamayan ve farklılığından dolayı çevresinden saklanmak zorunda kalan Peri karakterini canlandıran Sevinç, rolün kendisi için hem fiziksel hem de duygusal açıdan zorlayıcı olduğunu ifade etti. Karakterin ağzının bandanayla kapalı olması nedeniyle oyunculuğunu büyük ölçüde gözleri ve bedeni üzerinden kuran Sevinç, bu deneyimin kendisine önemli bir oyunculuk dersi verdiğini söyledi:
“Gözlerimizle birçok şeyi anlatabilmenin mümkün olduğunu bana Peri öğretti.”
Can Evrenol ile yeniden “Cam Sehpa” filminde bir araya gelen oyuncu, gerilim ve kara komedi arasında gidip gelen filmin sette de benzer bir duygu yarattığını dile getirdi. Sevinç, trajik bir durumun ortasında ortaya çıkan komedinin izleyicide yarattığı ikilemi kendisinin de yaşadığını belirterek, filmin bu iki farklı duyguyu aynı anda yaşatabilmesinin dikkat çekici olduğunu söyledi.
“Mezarlık, Kadınların Kanayan Yarasını Daha Görünür Kılıyor”
Elif Sevinç’in kariyerinde önemli bir yere sahip olan yapımlardan biri de “Mezarlık”. Dizinin üçüncü sezonunun da izleyiciyle buluşmasının ardından projeyle ilgili düşüncelerini paylaşan oyuncu, dizinin ele aldığı meselelerin yalnızca Türkiye’ye değil, tüm dünyaya ait ortak bir gerçeklik olduğunu vurguladı.
Sevinç, “Mezarlık”ın kadınların yaşadığı sorunları görünür kılma açısından önemli bir proje olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Mezarlık her ne kadar bir kurgu olsa da işlediği konular sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın gerçekliği. ‘Mezarlık’ın biz kadınlar olarak kanayan yaramızı daha görünür kıldığına inanıyorum. Bu proje var olduğu ve bunun bir parçası olduğum için çok gururluyum.”
Birce Akalay’la Kurulan Anne-Kız Bağı
Dizide Birce Akalay ile aynı sahneyi paylaşmanın kendisi için özel bir deneyim olduğunu ifade eden Sevinç, usta oyuncudan çok şey öğrendiğini söyledi. Sude ve Önem karakterlerinin anne-kız ilişkisini güçlendirmek için birlikte karakterler üzerine uzun uzun konuştuklarını belirten genç oyuncu, Akalay’ın kendisine karşı paylaşımcı yaklaşımının bu ilişkinin kurulmasına da katkı sağladığını dile getirdi.
Sevinç, Birce Akalay ile çalışmanın kendisi için değerini şu sözlerle ifade etti:
“Kendisi örnek aldığım bir insan ve oyuncu. Benimle paylaştığı deneyimlerinden çok şey öğrendim. Onunla çalıştığım ve yakından tanıma fırsatım olduğu için şanslı ve mutlu hissediyorum.”
“Farklı Dünyalar Arasında Gezinmek Oyunculukta Sınırlarımı Genişletti”
Bir yanda “Mezarlık”ın yoğun ve dramatik atmosferi, diğer yanda “Gönül Dağı”nın kendine özgü dünyası… Elif Sevinç, iki farklı yapımın ve karakterlerin oyunculuk anlayışına önemli katkılar sunduğunu belirtti.
Başlangıçta birbirinden farklı iki dünyanın temposuna ayak uydurmanın zorlayıcı olduğunu ifade eden oyuncu, zamanla her iki projeye de ait hissetmeye başladığını ve bu farklılığın kendisi için büyük bir avantaja dönüştüğünü söyledi.
Sevinç’e göre birbirinden farklı görünen karakterlerin bile insan olmanın ortak paydasında buluştuğunu söyleyen oyuncu, karakterleri anlayabilmenin ve onların koşullarını fark edebilmenin oyunculuğun en önemli parçalarından biri olduğuna dikkat çekti.
“Bu dünyalar arasında gezinmek, oyuncu olarak beni bir adım daha ileriye götürdü. Kendimi daha çok keşfe çıkmamı ve oyunculukta sınırlarımı genişletmemi sağladılar. Ama daha öğreneceğim çok şey var ve bunun için çabalamaya devam edeceğim.”
Sekiz yaşında başladığı oyunculuk yolculuğunu bugün farklı türlerdeki yapımlar ve karakterlerle sürdüren Elif Sevinç, kariyerinde yeni deneyimlere açık olduğunu ortaya koyarken, oyunculuğu bir keşif alanı olarak görmeye devam ediyor.












