Oktay Kaynarca ve Murat Yeter’den Yıllar Sonra Gelen İtiraflar
Oktay Kaynarca ve Murat Yeter’den Yıllar Sonra Gelen İtiraflar

Türkiye’nin en üretken aranjör, besteci ve davulcularından Murat Yeter, müzik tarihindeki arşiv niteliğindeki dev projesi “FOLK” albümünü dinleyicilerle buluşturdu. Albümde yer alan sanatçıların bugüne kadar bilinmeyen hikayelerini paylaştıkları YouTube serisinin son konuğu ise ünlü oyuncu Oktay Kaynarca oldu.
Albüme “Gesi Bağları” türküsüyle destek veren Oktay Kaynarca ve Murat Yeter, gerçekleştirdikleri özel söyleşide yıllara dayanan dostluklarını ve bugüne kadar pek bilinmeyen yaşam öykülerini samimi açıklamalarla paylaştı.
Reina’da Albüm Pazarlığı: “Az Kalsın Türkücü Olacaktım”
Yıllar önce ünlü gece kulübü Reina’da buluştuklarında Murat Yeter’e albüm teklifi yaptığını kahkahalarla itiraf eden Oktay Kaynarca, “Bir gün Reina’da buluştuk, Murat’a ‘Bana türkü albümü yapar mısın?’ dedim. O zamanın hevesi, büyük hadsizlik ve özgüven! Az kalsın türkücü olacakmışım ama oyuncu olmuşum.” dedi. Müzikte kusursuz teknikten ziyade samimiyete önem verdiğini belirten ünlü oyuncu, türkülerin bu samimiyeti en iyi kaldıran müzik türü olduğunu vurguladı.
Canlandırdığı efsanevi karakterlerin ölüm sahnelerinin ardından her yıl gıyabında cenaze namazı kılınan ve helva dağıtılan Kaynarca, bu durumla ilgili olarak, “Ölemedim abi ben, bir türlü ölemiyorum! Her 8 Nisan’da ortalık karışıyor, kıyamet kopuyor. Sosyal medyada taziye mesajları yayınlanıyor. Allah’a bin şükür, iyi ki bu işleri yapmışız, geriye çok güzel anılar kaldı.” ifadelerini kullandı.
“Kamyon Fabrikasından Kovulunca Konservatuvara Girdim”
Lise yıllarında başarısız bir öğrenci olduğunu ve ailesinin kendisini disipline etmek için kamyon fabrikasına verdiğini söyleyen Kaynarca, yaşam öyküsüne dair bilinmeyen bir dönemi şu sözlerle aktardı:
“Fiat kamyon fabrikasında elektrik hattında işe girdim. Tulumları giyip 6 ay çalıştım. Ama yaptığım gırgır şamata yüzünden banttan kamyon çıkmıyordu, iş yürümüyordu! En sonunda beni kovdular. Allah’tan da kovmuşlar; o gün bir karar vermem gerektiğini anladım ve konservatuvar sınavlarına girdim.” Kaynarca, yine o yıllarda düğün salonlarında “şipşak fotoğrafçılık” yaptığını da sözlerine ekledi.
“Fiat kamyon fabrikasında elektrik hattında işe girdim. Tulumları giyip 6 ay çalıştım. Ama yaptığım gırgır şamata yüzünden banttan kamyon çıkmıyordu, iş yürümüyordu! En sonunda beni kovdular. Allah’tan da kovmuşlar; o gün bir karar vermem gerektiğini anladım ve konservatuvar sınavlarına girdim.” Kaynarca, yine o yıllarda düğün salonlarında “şipşak fotoğrafçılık” yaptığını da sözlerine ekledi.
Yazılan Senaryo Gerçek Çıktı
Oktay Kaynarca’nın yıllar önce kaleme aldığı ve “Dede Şeker” isimli efsanevi bir güvercinin hikayesini konu alan “Uçur Beni Dede Şeker” adlı sinema filmi senaryosu, söyleşide şaşırtıcı bir aile sırrıyla birleşti. Kaynarca’nın kendi kuşçuluk geçmişini anlatması üzerine araya giren Murat Yeter, babası Mehmet Yeter’in aslında bu kültürün efsanelerinden biri olduğunu açıkladı.
Babasının polislikten emekli olduktan sonra Kasımpaşa’da kuşçulukla geçimini sağladığını ve literatüre geçmiş “Merdiven Altı” adında özel bir taklacı güvercin ırkı ürettiğini söyleyen Yeter, yakın dostunu şaşkına çevirdi. Kaynarca, “Ben yıllarca bu senaryoyu çekmek için uğraştım, meğer hikayenin gerçeği senin babanın hayatıymış! Bu filmi artık bensiz çekemezsin.” diyerek senaryoyu Murat Yeter’in babasının gerçek hayat hikâyesiyle birleştirme kararı aldı.
Ev Parasına Davul Alan Bir Baba
Murat Yeter, babasının kendisi için yaptığı büyük fedakârlığı ise şu sözlerle anlattı: “Polis olan babam Mehmet Yeter, emekli ikramiyesini aldığında o parayla Türkiye’de kimsede olmayan, Almanya’dan özel getirilen metal bir Ludwig davul seti satın aldı. O parayla ev alabilirdi ama benim için davula yatırdı. Yıllar sonra o davulu satmak durumunda kaldığımızda, davulu o dönemin en efsane ismi Barış Manço’nun davulcusu satın aldı.”
“Can Dostum” Dizisini Unutamadılar
Söyleşinin eğlenceli anlarından biri de ikilinin geçmişte sabahlara kadar çalışarak hazırladıkları dizi müziklerini yad ettiği anlar oldu. Uzun süre sabahlara kadar müzik yaptıkları projenin adını hatırlamakta zorlanan ikili, hafızalarını yoklayarak bu projenin Deniz Seki ve Yalçın Dümer’in de rol aldığı “Can Dostum” dizisi olduğunu hatırladı.
33 yıllık dostluğun, bugüne kadar bilinmeyen yaşam hikâyelerinin ve unutulmaz anıların paylaşıldığı bu özel söyleşinin tamamı, Murat Yeter ve Sony Music Türkiye YouTube kanallarında yayında.



