“COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı”  ile üniversiteli gençler buluştu

“COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı”  ile üniversiteli gençler buluştu

Dünyanın en büyük iklim buluşması Birleşmiş Milletler Küresel İklim Zirvesi COP31 Türkiye sürecine genç katılımına yönelik düzenlenen “COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı”  İstanbul’daki üniversiteli gençleri buluşturdu. İstanbul’daki 25 üniversiteden ilkim elçisi 200 öğrencinin yer aldığı çalıştay; T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Ömer Öztürk ve UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda’nın katılımıyla, Sürdürülebilir Yaşam Okulu liderliğinde, Borusan Holding ana sponsorluğunda, Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü akademik desteği ve ev sahipliği ile gerçekleşti.

 Küresel iklim eylem planlarının belirlendiği Birleşmiş Milletler Küresel İklim Zirvesi Taraflar Konferansı COP31 ev sahipliğinde Türkiye, gençlerin iklim mücadelesinde dönüştürücü etkisini öne çıkarıyor. “COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı” 21 Mayıs’ta, gençlerin iklim politikaları ve sürdürülebilir gelecek vizyonuna katkısını güçlendirmek amacıyla İstanbul’daki farklı üniversitelerden ve disiplinlerden öğrencileri ve akademisyenleri buluşturdu.

 

Çalıştay “Dünyada ve Türkiye’de COP Süreçleri ve Etkileri” paneli ile, Kalkınma Yatırım   Bankası Genel Müdür Yardımcısı, Sürdürülebilirlik ve Etki Lider Seçil Yıldız moderasyonunda başladı. COP31’in gençlerin karar verici etkisini geliştireceğini belirten T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Ömer Öztürk şunları söyledi: İklim değişikliğine uyum politikalarında gençlerin rolü giderek daha stratejik hale geliyor. Gençler artık yalnızca farkındalık oluşturan aktörler değil; teknoloji geliştiren, veri üreten ve doğrudan politika süreçlerine katkı sunan çözüm ortaklarıdır. Yenilikçi bakış açısıyla iklim değişikliğine uyum projeleri geliştiriyor ve toplumsal katılımı güçlendiriyorlar. COP31’in Türkiye’de düzenlenmesi, gençlerin küresel iklim diplomasisini yakından tanımalarına, uluslararası ağlarla bağlantı kurmalarına ve yerel uygulamaları dünya sahnesine taşımalarına fırsat sağlayacaktır. COP31, gençlerin yalnızca geleceğin liderleri değil, bugünün karar vericileri olarak da öne çıkabilecekleri önemli bir kapasite geliştirme ve dönüşüm süreci olarak değerlendirilmektedir.

 

Gençlerin yüzde 72’si iklim sorununa çözüm üretilebileceğine inanıyor

 

Gençlerin iklim politikalarını etkileyen, çözüm geliştiren ve karar vericileri dönüştüren aktörler olduğuna değinen UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda ise şunları söyledi: “Birleşmiş Milletler araştırma sonuçları dünyada 16-24 yaş arasında 1,2 milyardan fazla genç olduğunu ve yüzde 67’sinin iklim değişikliğinden endişe duyduğunu belirtiyor. Gençlerin yüzde 72’si iklim sorununa çözüm üretilebileceğine inanıyor. Bu umut, gençleri iklim eyleminin merkezine koyuyor. Son yıllardaki gençlik hareketleri iklim gündemini dönüştürdü, gençleri bilim temelli politika çağrılarına ve müzakere salonlarına yönlendirdi. UNDP küresel “Youth4Climate girişimi” 2023’ten bu yana 59 ülkede gençlerin liderlik ettiği 150 projeyi destekledi. İklim krizinde başarılı bir dönüşüm ancak gençlerin bilgiye erişebildiği, söz sahibi olabildiği ve çözüm üretebildiği bir ekosistemle mümkün. COP31 Antalya, Türkiye için büyük bir fırsat ve gençlerin başından itibaren sürecin parçası olması gerekiyor.”

 

Gençlerin fikirleri COP31 süresine taşınıyor

 

“İklim Odaklı Kurum Kültürü” panelinde ise, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği SKD Türkiye Genel Sekreter Yardımcısı Ceylan Hünal Garih moderasyonunda Borusan Holding Sürdürülebilirlik Birim Yöneticisi Semra Özgür, “Sürdürülebilirlik artık kurumlarda tüm iş süreçleri ile birlikte ele alınıyor.”  dedi ve şöyle devam etti: “Tüm paydaşların ve tüm birimlerin sürece dahil edildiği bir yapı ile ilerliyoruz. İklim, her birimin günlük karar alma süreçlerinde iş yapış modellerine entegre edilmiş durumda. Kurumların ve mesleklerin vizyonu artık sürdürülebilirlik ve iklim odaklı çiziliyor. Çalıştayda gençlerin dinleyici olmanın ötesinde, sürece somut katkılar sunan aktif paydaşlar olarak yer almaları oldukça umut vericiydi. COP31’de geleceğimizi etkileyecek kararlar alınacak. Gelecek gençlerin ve karar süreçlerinde onların da yer almaları çok değerli.”

 

COP31’in aynı zamanda bir Gençlik COP’u olduğunu belirten Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel “Çalıştay gençlerin iklim politikalarının şekillendiricisi olmaya hazır olduğunu gösterdi. Döngüsel ekonominin Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltabileceğini, sürdürülebilir kentlerin yalnızca altyapı değil sosyal adalet ve erişilebilirlik temelinde ele alınması gerektiğini, yapay zekânın kaynak tüketimini artıran değil iklim çözümleri üreten bir araç olarak kullanılmasının önemini vurguladılar. Yeşil dönüşümün ancak uzun vadeli destek mekanizmaları ve adil geçiş yaklaşımıyla başarılı olabileceğini, kadınların ve yerel toplulukların dönüşüm sürecine etkin katılımının kritik olduğunu ifade ettiler.” dedi.

 

İklim krizinin etkilerinin derinleşmesi ile gençlerin sesini küresel ölçekte duyurmasının daha fazla önem kazandığına değinen Sürdürülebilir Yaşam Okulu Kurucusu Aslı Dede “COP31 Başkanlık vizyonu Diyalog, Uzlaşı, Aksiyon olarak belirlendi. Hedefimiz bu vizyonla gençlerin COP31’e etkin katılımını sağlamak, çözüm önerilerini ve beklentilerini çok paydaşlı bir diyalog ortamında görünür kılmak. Bu amaçla gençlik topluluğumuzla ilerlemeye devam ediyoruz.” dedi.

 

Panellerin ardından, “COP31 ve Sivil Toplum” konuşması ile UNDP Türkiye GEF-SGP Küresel Çevre Fonu Türkiye Koordinatörü Gökmen Argun, iklim değişikliği ile mücadelede sivil toplumun önemini anlattı. “Sosyal Etki, Yönetişim ve Paydaş Katılımı” konuşması ile Disoder Yönetim Kurul Üyesi Kübra Kalkandelen sahadan etki yaratan örnekler paylaştı.

 

Konuşmalardan bilgi ve ilham alan İstanbul’daki yaklaşık 25 üniversiteden Bakanlık İlkim Elçileri dahil 200 öğrenci, iklim odaklı farklı temalarda koordinatörler ve akademisyenler ile çalışma gruplarına ayrıldılar. Gruplarda “Kaynak Verimliliği ve Ekosistem, Kentsel Yaşam ve Kapsayıcılık, Teknoloji ve İnovasyon, Finansman ve Uyum” temalarında görüşlerini ve önerilerini paylaştılar. Gençlerin fikirlerinden “İklim ve Gençlik Çalıştayı Raporu” hazırlanarak İklim Değişikliği Başkanlığı’na sunulacak. Hareketin merkezine gençleri alan çalıştayda, tüm süreçlere Marmara Üniversitesi Yeşil Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Kulübü YESK gönüllü destek verdi.