İş Kültür’de Ekim Ayının Kitapları

İş Kültür’de Ekim Ayının Kitapları

 

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Hasan Âli Yücel Klasikleri, Çağdaş Dünya Edebiyatı, Modern Klasikler, Türk Edebiyatı Klasikleri, 21. Yüzyıl Kitaplığı, İş Yönetimi ve Çocuk dizilerinden yeni kitaplar okuyucularla buluşuyor.

Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi

İDEAL BİR KOCA

Oscar Wilde 

Çeviren: Hamit Çalışkan

Cinsiyet rolleri, mülkiyet ilişkileri, kültürel ve ahlaki kodlarıyla modern aile kurumunun iç yapısı ve işleyişi gibi meseleler Oscar Wilde’ın eleştirel ilgileri arasındadır. İdeal Bir Koca’da bu eleştiriler zarif bir ironiyle kaynaşarak burjuva aile formunun sert bir ifşasına dönüşür: Londra Sosyetesi’ne bağlı üst sınıf ailelerin büyük bir çoğunluğu siyasal bir yozlaşmayla maluldür. Ticari hırsların ahlaki değerleri aşındırdığı; dedikodunun, şantajın ve entrikanın özel hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiği aile kurumu neredeyse iflasın eşiğindedir. “Aşk” ve “sevgi” duyguları dahi bu çöküşü durdurmaktan uzaktır, dahası hiçbir idealin de gerçek yaşamda herhangi bir karşılığı kalmamıştır. Yalnızca özel hayat değil, kamusal hayat da türlü gösteriş ve “züppeliklerle” dengesini yitirmiş, kendi trajikomik sonuna doğru yol almaktadır. Tüm bu sarsıcı süreçlerin ironik bir ifadesi olarak İdeal Bir Koca kendi dönemini olduğu kadar günümüz ilişkilerini de sorgulayan yapısıyla benzersiz bir oyun…

*

DOĞU’YA YOLCULUK

Gérard de Nerval

Çeviren: Nihan Özyıldırım

Fransa’daki romantizm akımının en güçlü yazarlarından ve şairlerinden Gérard de Nerval’in Doğu’ya Yolculuk adlı kitabı “seyahat edebiyatı” açısından bir başyapıttır. Nerval’in 1843’te Marsilya’dan başladığı yolculuk Malta’dan Kahire’ye, Beyrut’tan İstanbul’a ve daha pek çok kente doğru genişlik ve zenginlik kazanır. Yalnızca görkemli yapıları değil, harabeleri de dahil bütün kentler bu romantik yazarın vazgeçilmez tutkuları arasındadır. Batılı yazarlara özgü üstenci bakış Nerval’de yerini farklı dünyaları anlamaya ve kavramaya yönelik estetik bir hassasiyete bırakmıştır. Doğu’ya Yolculuk’ta yabancı diyarlara ve başka kültürlere duyulan narin bir merak söz konusudur. Bu merak öğrenme iştahı ve yapmacıksız bir hoşgörüyle birleşirken olası önyargıları ortadan kaldırmasa bile etkisiz kılar ve olağanüstü bir dil zevki ön plana çıkar. Düzyazının sınırlarının yer yer silinip dilin şiire yaklaştığı bu zarif kitapta tüm Doğu coğrafyası adeta yeniden hayat bulur.

Çağdaş Dünya Edebiyatı

ANTROPOLOGLAR

Ayşegül Savaş

Çeviren: Ata Türkoğlu

Asya ve Manu yabancı bir ülkede yaşayan iki öğrencidir, mezuniyetlerinin ardından üniversitenin bulunduğu kasabadan ayrılır, birlikte şehre taşınırlar; Manu artık kâr amacı gütmeyen bir kuruluşta çalışmakta, Asya günlük yaşamdaki zarafete hak ettiği değeri vermeyi amaçlayan bir belgesel çekmektedir. Fakat ortak geleceklerine dair sorular yakalarını bir türlü bırakmaz: Şimdi hayatları nasıl olmalıdır? Günlerine hangi ritüeller şekil vermelidir? Yakın arkadaşları, hatta seçilmiş aileleri kim ya da kimler olmalıdır? Sonuçta yetişkin hayata adım atmak üzere ev sahibi olmaya karar verirler.

Antropologlar, gezilen satılık daireler, aheste kahvaltılar, yemek davetleri ve gecenin geç saatlerine sarkan sohbetler arasında akan modern hayatın nabzını tutuyor. Evden uzakta bir ev kurmanın zorluklarını, arkadaşlıkları, dostlukları ve aşkları kendine has, zarif, samimi ve nüktedan bir dille ele alan Ayşegül Savaş, Barack Obama 2024 seçkisinde yer alan ve son yıllarda ses getiren romanlardan birine imza atıyor.

“İncelik, bilgelik ve zekâ dolu, en sevdiğim yazarlardan birinin elinden çıkmış bir harika kitap daha. – Katie Kitamura 

“Modern yaşam ve modern aşk üzerine bilgelikle dolu, zarif bir tefekkür…” – The Guardian

“Temkinliliğin titiz bir kroniği, şehirlerde tekrarlayıp durduğumuz rutinlerin bir bilançosu ve özlemlere dair bir portre…” – Financial Times

“Savaş, bizi Asya ve Manu’nun ilk bakışta sıradan görünen gündelik hayatına yakından bakmaya davet ederken, bir an durup kendi hayatlarımızdaki güzelliği takdir etmemize de vesile oluyor.” – The New York Times

Modern Klasikler Dizisi

KANEPENİN ÜZERİNDE

Marghanita Laski

Çeviren: Nilgün Miler

Marghanita Laski’nin bir “zaman yolculuğu” olarak kurguladığı bu novellası, 1953 yılında yayımlandığında gotik edebiyatın mücevherleri arasında yerini almıştı. Laski’nin bu yapıtında Victoria dönemi kadınının kendi yazgısını belirleme yolunda karşılaştığı kısıtlamalara dair güçlü mesajının yanı sıra atmosfer yaratma konusundaki ustalığı da dikkate değerdir.

Ana karakteri Melanie, 1950’lerde Londra’da yaşayan, tüberküloz hastalığını atlatmış, evinde rahat bir nekahet dönemi geçiren, modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanan genç bir kadındır. Üzerine titreyen kocası ve kendisiyle yakından ilgilenen hemşiresiyle korunaklı ve rahat bir yaşam sürmektedir. Yataktan kalkabilecek kadar güçlendiğinde odasından çıkıp, bir antikacıdan satın aldığı Victoria döneminden kalma kanepeye uzanır ve uyuyakalır.

Uyandığında kendini aynı kanepenin üzerinde, ancak Victoria döneminde bir hasta odasında, klostrofobik ve tiksindirici bir ortamda, yine tüberküloz hastası bir genç kadın olarak bulur. Kadınların kendi bedenleri ve gelecekleri konusunda söz hakkına sahip olmadığı Victoria döneminin kasvetli ve boğucu ortamına bu istemsiz zaman yolculuğu tam bir kâbusa dönüşür.

*

SONBAHAR ATEŞLERİ

Irène Némirovsky

Çeviren: Berna Günen

Sonbahar Ateşleri Irène Némirovsky’nin ölümünün ardından, 1948 yılında yayımlanmıştır. “Savaşla parçalanmış bir kuşağın kayıp yanılsamaları” alt başlığıyla duyurulan roman, iki büyük dünya savaşını kapsayan dönemin hem toplumsal değerlerde hem insan kişiliğinde yarattığı sarsıntıların çarpıcı bir betimlemesidir. Hırs, fırsatçılık ve hınç duygularının kahramanlığa, huzura ve merhamete baskın çıktığı bir toplumsal ortamda sadakat ve tutku nasıl bir yer tutabilir? Némirovsky, bu koşullarda Thérèse ile Bernard arasındaki bağların bütün kırılganlığıyla beraber geçirdiği değişimi anlatarak, insanın ne denli çok boyutlu olabildiğini düşünmeye okuru davet eder. Sonbahar Ateşleri yalnızca derin ruhsal çözümlemeleriyle değil, savaş toplumlarına ilişkin canlı betimlemeleriyle de belleklerde yer etmiş bir klasik.

Türk Edebiyatı Klasikleri

MEÇHUL KUVVETLERE KURBAN

Selim Nüzhet Gerçek

Selim Nüzhet Gerçek’in Ahmet Kâmil müstearıyla 1922’de İleri gazetesinde tefrika edilen mistik polisiye romanı Meçhul Kuvvetlere Kurban, yazarın ilk kez yayımlanan “Habeşistan Hançeri” adlı hikâyesiyle birlikte okurla buluşuyor.

Uzun yıllar Mısır’da yaşayan ve bu ülkenin tarih, kültür ve mitolojisine meraklı Agâh Paşa, topladığı kitaplar, antikalar ve gizemli objelerle dolu İstanbul’daki yalısında seçkin misafirlerini ağırlamaktadır. İstibdat döneminin şiddetine rağmen bir araya gelen misafirler arasında, hafiye olduğu söylenen ve pek sevilmeyen fakat sohbeti için katlanılan Ahmet Nebil Bey de vardır. Agâh Paşa’nın koleksiyonundaki en sevdiği parça, misafirlerce tekinsiz görülen kama biçimindeki timsah tanrı Sobek heykelciğidir. Herkesin aksine bu heykelciği çirkin bularak denize atılmasını öneren Ahmet Nebil Bey, bir müddet sonra yalıdaki bir odada ensesine Sobek saplanmış halde ölü bulunur.

“Timsahlı İğne Cinayeti” olarak kayıtlara geçen bu vakayı, Savcı İrfan Efendi soruşturmaya başlar. Ne var ki günlerce gazeteleri süsleyen ve çözümü için en ufak bir ipucu bile bulunamayan bu esrarengiz cinayet sarayı da tedirgin eder. Böylece kapanmak üzere olan dosyayı, ruh çağırma, hipnoz ve fal bakma gibi yetenekleri olan İhsan Avni Bey, padişahın yüksek müsaadeleriyle tek başına devralır. Fakat bir tarafta aranan somut kanıtlar, mantıksal çıkarımlar, olay yeri ve görgü tanıkları, diğer tarafta duvarda beliren hiyeroglifler, kendiliğinden açılan fal kâğıtları gibi doğaüstü olaylarla bu esrarengiz cinayeti çözmek hiç de kolay olmayacaktır.

*

NECLÂ

Güzide Sabri 

Güzide Sabri, ilk kez 1941’de yayımlanan romanı Neclâ’da aşk ve hayal kırıklığının ötesinde, hayatı başkalarının kararlarıyla şekillendirilen bir kadının ayakta kalma mücadelesini anlatır. Neclâ’nın kendi yolunu çizme çabasına, kadınların birbirlerine verdikleri destekle güçlenmeleri de eşlik eder.

Annesinin ikinci evliliğinin ardından evde istenmeyerek bir konağa evlatlık verilen Neclâ, büyüdüğünde konak hanımının yeğeni yazar Kâmi’yle gizli bir aşk yaşar; fakat hamile kalınca Kâmi tarafından Bursa’daki sütninesinin yanına gönderilip kaderine terk edilir. Hasta yatağındayken çocuğunun ölüm haberiyle yıkılan Neclâ, çalışmak için girdiği fabrikanın sahibi Kemal Bey’in birlikte yaşama teklifini kabul ederek rahat bir hayata adım atar ve yıllar sonra varlıklı bir kadın olarak İstanbul’a döner.

Vaktiyle kendisini evlatlık veren annesini ve üvey kız kardeşi İrfan’ı yoksulluktan kurtarsa da fedakârlığı karşılıksız kalır; nitekim İrfan, zamanında Neclâ’yı ahlaksızlıkla suçlayan mahallenin zengin ve dedikoducu dulu Tevfik Efendi’yle evlenir. Genç İrfan’la evlendikten sonra bambaşka birine dönüşüp eski ahlakçı tutumuyla tezat oluşturan Tevfik Efendi ve çevresindeki ikiyüzlülükler karşısında Neclâ, küçük bir dikiş makinesiyle başladığı işini Kamer Hanım ile Hafize’nin desteğiyle büyütür, emeğiyle ayakta durduğu yeni bir hayat kurar. Yıllar sonra Kâmi’yle yeniden kavuşsalar da iç içe geçen tutkular ve zaaflar onları hazin bir geleceğe sürükler.

21. Yüzyıl Kitaplığı

KARANLIK AYDINLANMA – NEOREAKSİYONER DÜŞÜNCEYİ ANLAMAK

Arnaud Miranda

Çeviren: Alp Tümertekin 

Washington D.C., 2035. Eski Kongre Binası’nı çevreleyen kuleler. Sürücüsüz uçan otomobiller. Büyük Restorasyon’un üzerinden on yıl geçmiştir; US SovCorp dünyanın en müreffeh devlet-şirketidir ve herkesin sevgiyle “Big Boss” diye andığı Amerika kralının portreleri reklam ekranlarını kaplamaktadır. Kitabı açan bu karanlık vizyon 2000’li yılların sonunda internetin derinliklerinden çıkan kanlı canlı entelektüellerin siyasal vizyonundan esinlenmiştir. Bu düşünürlerden bazıları bugün Beyaz Saray’ın koridorlarına kadar ulaşmış, ABD’nin siyasal kadroları içinde etkili ideologlar arasına girmiştir. Hareketin kurucusu sayılan Curtis Yarvin, 2007’de takma adla açtığı blogun ilk yazısına şöyle başlıyordu: “Geçen gün garajda bir şeylerle uğraşırken yeni bir ideoloji kurmaya karar verdim.” Yarvin’e göre demokrasi basit bir siyasal rejim değil, resmî bir din-dışı inanca dayanan yönetim sistemidir. Yarvin, akredite üniversiteler ile yerleşik basının aynı yönde işleyen ve bu inancı üretip yayan birlikteliğine Katedral adını verir. Bu teşhisten radikal bir program çıkar: Devlet, egemen olduğu toprağa sahip bir şirkettir; başına bir CEO getirilmeli, Katedral tasfiye edilmelidir.

Arnaud Miranda bu fikirlerin nereden geldiğini ve internetin kıyısından iktidar çevrelerine nasıl ulaştığını izliyor. Yarvin’in biçimciliğinden, demokrasiyi tekno-kapitalist ivmelenmenin önünde fren sayan Nick Land’e; Peter Thiel ile Marc Andreessen’in siyasal ve kuramsal emellerine uzanan bir harita çıkarıyor. Neoreaksiyoner düşüncenin hangi ağlar, destek ilişkileri ve kavramlar aracılığıyla yayıldığını karikatürleştirmeden gösteriyor. Çünkü bu fikirler eleştirilmeden önce anlaşılmak zorunda. Ortaya çıkan tablo Amerika’yla sınırlı değil. Miranda, Arjantin’den Fransa’ya bu fikirlerin daha geniş illiberal dalgayla nerelerde kesiştiğini ve nerelerde ayrıldığını gösteriyor. Bu fikirler Trump’tan önce vardı, ondan sonra da var olacaklar.

Neoreaksiyonun gücü yalnızca demokrasi eleştirisinden değil, siyasal alanı özerk ve müzakereye açık bir alan olarak reddetmesinden doğuyor. Miranda buna karşı Camus’nün demokratik alçakgönüllülük fikrini hatırlatıyor: belli bir cehalet payını kabul etmek ve bu yüzden başkalarına danışmak zorunda olduğunu bilmek.

İş Yönetimi Dizisi

FİNANSAL KRİZLER TARİHİ – ÇILGINLIK, PANİK VE ÇÖKÜŞ

Robert Z. Aliber, Charles P. Kindleberger, Robert N. McCauley

Çeviren: Ümit Şensoy

Bu klasik eserin güncellenmiş VIII. baskısında (Türkçe edisyonda güncellenmiş IV. baskı) Charles P. Kindleberger’in finansal çılgınlıklar ve çöküşler konusundaki klasik eseri üzerinde bu kez Robert Z. Aliber ve Robert N. McCauley güncelleme çalışmasını birlikte yapıyorlar. 21. yüzyılda uluslararası son kredi mercii ve Bitcoin çılgınlığı üzerine yeni bölümlerin yanı sıra, Çin’deki son gayrimenkul balonu da bu kez güncellenmiş halde kitapta yer alıyor. 2003-2006 ABD konut balonu ve 1980’lerin sonundaki Japon balonu hakkında yeni bakış açıları sunan bu güncellenmiş baskı, insanları Ponzi şemalarına ve varlık fiyatı balonlarına yatırım yapma riskini almaya iten sosyal psikolojiye de yeni bir ışık tutuyor.

“Finansal Krizler Tarihi krizleri zekice anlatıyor ve zaman geçip krizlerin her biri silikleştikçe çıkarılan derslerin unutulduğu, ağaçların arşa kadar uzayacağına yatırımcıların yeniden inandığı konusunda bizi uyarıyor.” – David Laibson, Harvard University

“Eğlenceli anekdotların, nefis nüktelerin ve incelikli üslubunun gerisinde, Kindleberger bize çok ciddi bir şey anlatıyor… Çılgınlıkların, paniklerin ve çöküşlerin, ‘sana nasıl davranılmasını istiyorsan sen de başkalarına öyle davran’ kuralına bağlılığı değil; hırs, hile ve açgözlülüğü besleyen bir ekonomik ortamın neticesi olduğunu çok etkili bir biçimde gözler önüne seriyor.” – Peter L. Bernstein

Çocuk – Okul Çağı

BOTANİK – EĞLENCELİ ETKİNLİKLER

Yazan: Jenny Jacoby

Çeviren: Anıl Ceren Altunkanat

Resimleyen: Vicky Barker

Bitkilerin bilimsel biçimde incelenmesi anlamına gelen ve biyolojinin bir dalı olan Botanik üzerine bu kitapta çocuklar mantarları, göğe yükselen ağaçları, güzel çiçekleri ve hatta su yosunlarını keşfediyor. STEM alanlarına derin bir tutku geliştirmek için en eğlenceli başlangıç sunan bu kitap, eğlenceli etkinlikleri ve yalın anlatımıyla belki de ömür boyu sürecek bir yolculuğun ilk adımı olacak!

Çocuk – Okul Çağı

TREN FARESİ

Yazan: Uwe Timm

Çeviren: Suzan Cenani Alioğlu

Resimleyen: Axel Scheffler

Minik fare Stefan, Münih Garı’nda kırıntı peşindeyken bir anda kendini bir tren vagonunun içinde bulur. Böylece hiç beklemediği bir yolculuk başlar! Stefan, bu macera dolu yolculukta peynir diyarı İsviçre’yi ve baget ekmekleriyle ünlü Paris’i keşfetmekle kalmaz, bir sirk treniyle İngiltere’ye kadar uzanır. Gelgelelim Stefan bir gün evini özlemeye başlar ve dönmeye karar verir. Dönüş yolu en az gidişi kadar heyecanlı olacaktır! Axel Scheffler’in neşeli çizimleriyle renklenen bu sıcacık yolculuk macerası, minik okurlarını bekliyor.

Detaylı bilgi için: https://www.iskultur.com.tr/yeni-cikanlar 

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nı Takip Edin: Instagram | X | Facebook

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın basın bülteni ve etkinliklerinden haberdar olma talebinizi info@iskultur.com.tr adresi üzerinden iletebilirsiniz. Açık rıza metnini incelemek için tıklayınız.